top of page

PROS
PEK
TÜS

Görünenin Ardındaki Gerçek

İnsan birdenbire öfkelenmez, susmaz, uzaklaşmaz ya da saldırıya geçmez. Her davranışın arkasında bir duygu, her duygunun arkasında bir ihtiyaç, her ihtiyacın arkasında insanın kendine bile söylemediği bir inanç vardır.

İnsan çoğu zaman söylediği şey değildir; sakladığı ihtiyaç, bastırdığı duygu ve seçtiği kelimedir. Görünen davranış sadece kapıdır; PROSPEKTÜS, o kapının arkasındaki gerçek insanı okumak isteyenler için yazıldı.

Yıllardır insanı dinliyorum.

Ama sadece söylediğini değil; söyleyemediğini, sakladığını, savunduğunu ve bazen kendinden bile gizlediğini…

Ben insanı hep cümlelerinden önce profilinden okumaya çalıştım. Çünkü profil, insanın nasıl sustuğunda, neye takıldığında, hangi kelimeyi seçtiğinde ve nerede savunmaya geçtiğinde kendini gösterir.

İnsan çoğu zaman kendini anlatmaz; kendini ele verir.

PROSPEKTÜS, yıllar içinde sahada biriktirdiğim bu okuma biçiminin kitaba dönüşmüş hâli. İnsana daha dikkatli, daha derin ve daha sorumlu bakma çağrısı.

Sercan alben prospektüs kitap görseli.png

Bu kitabı yazmak istedim çünkü yıllardır insanı sadece söyledikleriyle anlamaya çalışmanın ne kadar eksik kaldığını görüyorum.

Eğitimlerde, toplantılarda, kriz anlarında, birebir görüşmelerde hep aynı şeyi fark ettim: İnsan çoğu zaman kendini doğrudan anlatmaz. Bazen susarak anlatır. Bazen savunmaya geçerek. Bazen gereğinden fazla açıklama yaparak. Bazen de tek bir kelime seçimiyle bütün iç haritasını ele verir.

Beni yıllardır en çok meraklandıran şey de bu oldu: Bir insan neden öyle davranır? Neden aynı olay karşısında biri öfkelenir, biri içine kapanır, biri kontrol etmeye çalışır, biri de her şeyi mantığa çekerek kendini korur?

Benim için “görünenin ardındaki gerçek” tam olarak burada başlıyor. Çünkü gördüğümüz şey çoğu zaman davranıştır. Ama davranış, son noktadır. Onun arkasında bir duygu, bir ihtiyaç, bir korku, bir inanç ve çoğu zaman kişinin kendisinin bile tam adını koyamadığı bir iç düzen vardır.

İnsanlar hem kendilerinde hem başkalarında en çok bunu yanlış okuyor. Davranışı kişilik sanıyorlar. Tepkiyi niyet sanıyorlar. Sessizliği ilgisizlik, kontrol ihtiyacını kötülük, mesafeyi kibir, detayı güvensizlik zannediyorlar. Oysa bazen insan kötü olduğu için değil, anlaşılmadığı için zorlaşır.

PROSPEKTÜS bu yüzden ortaya çıktı.

Bir insanı etiketlemek için değil; onu daha doğru yerden okuyabilmek için. Kendi profilimizi, karşımızdakinin ihtiyacını ve iletişimde kaçırdığımız işaretleri biraz daha net görebilmek için.

Bu kitabı kapattığında insanlara biraz daha dikkatli bakmanı istiyorum.

Bir tepkiyi hemen karakter sanmadan, bir susuşu hemen mesafe saymadan, bir öfkeyi sadece öfke olarak görmeden…

Durup arkasındaki ihtiyacı, duyguyu ve profili fark etmeni istiyorum.

Çünkü insanı anlamak, çoğu zaman onu değiştirmeye çalışmaktan çok daha güçlüdür.

BU

TA
BI
YAZ
MAK
İSTE
DİM

bottom of page